Miran Legal
Faaliyet Alanları

İcra ve İflas Hukuku

Riskleri en aza indirgeyin ve tahsilatı maksimize edin. Miran Legal, borç tahsilatı ve ödeme güçlüğü sürecinin her adımında size rehberlik eder.

Genel bakış

İcra ve İflas Hukukunun konusunu; özel hukuk ilişkilerinden doğan para ve teminat alacaklarının, borçlu tarafından ödenmemesi durumunda, kanunda belirlenmiş sınırlar çerçevesinde, kamu otoritesi ve kuvveti yardımı ile nasıl tahsil edileceği oluşturmaktadır.

İcra ve İflas Hukukunda borcun tahsilinin çeşitli yöntemleri vardır. Bu, icra takibi yoluyla olabileceği gibi; koşullar mevcut ise, iflas yoluyla da olabilir. Yasal olarak borçlunun taşınır ve taşınmazlarına nasıl el konulabileceği, takip başlatılıp başlatılamayacağı, takip durumunda borçlunun borcunu ödememesi durumunda sahip olduğu malların nasıl haczedilebileceği, haczedilen malların nasıl paraya çevrilebileceği, icra ve iflas hukuku kaidelerinde yer alır.  İcra ve iflas dosyalarının takip şekli, söz konusu sürecin seyrini ve neticelenme hızını etkilemektedir. Bu nedenle alacaklıların, mevcut alacaklarını en kısa sürede tahsil etme konusunda, profesyonel bir hukuk ekibinden yardım almaları büyük önem taşımaktadır.

Sadece dosya alacaklılarının değil; dosya borçlularının da, yapılan takip karşısında hangi hukuki yollara başvurabileceği, borçların mevcut ticari faaliyete zarar vermeyecek şekilde hukuki olarak en doğru şekilde yapılandırılması gibi hususlarda, profesyonel bir hukuk ekibinden yardım alması büyük önem taşımaktadır.

İcra ve İflas Hukuku genel anlamda para tahsili olarak ifade edilse de, İcra ve İflas Hukuku taşınmazların tahliyesi ve teslimi, taşınır teslimi, bir işin yapılması veya yapılmaması, irtifak hakkına ilişkin ilamların icrası, çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişkinin kurulması gibi konuları da kapsamaktadır.

Ofisimiz tarafından da bu doğrultuda, İcra ve İflas Hukukuna yönelik aşağıda belirtilen hizmetler verilmektedir.

  • İlamlı, ilamsız ve rehinin/ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takiplerinin yürütülmesi,
  • İhtiyati haciz işlemlerinin yürütülmesi,
  • Konkordato başvurularının yapılması ve dava sürecinin yürütülmesi,
  • İcra takiplerinin başlatılmasının ardından, haciz, satış ve paraların paylaştırılması işlemlerinin yapılması suretiyle tahsilatın gerçekleştirilmesi,
  • Borç ödemeden aciz vesikasının alınması,
  • İtirazın iptali davalarının yürütülmesi,
  • İstihkak davalarının yürütülmesi,
  • Taahhüdü ihlal davalarının yürütülmesi,
  • Menfi tespit ve istirdat davalarının yürütülmesi,
  • Ticareti terk, iflas istememe davalarının yürütülmesi,
  • İhalenin feshi davalarının yürütülmesi,
  • Mali durum ıslahı ile şirketlerin yeniden yapılanma sürecinin yürütülmesi.

Sıkça Sorulan Sorular

Borçlu ödeme emrine itiraz ederse itirazın iptali mi itirazın kaldırılması mı tercih edilmeli?

Seçim, alacağın dayandığı belgeye göre yapılır. Takip, imzası ikrar edilmiş veya noterce onaylı borç ikrarı içeren bir senede ya da resmî makamlarca verilmiş bir belgeye dayanıyorsa, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılması istenebilir; bu hızlı yolda yalnız belgeler incelenir. Fatura veya imzası ikrar edilmemiş sözleşme gibi belgelerde ise kural olarak bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açılır ve alacak genel hükümlere göre ispatlanır. Her iki yolda haksız itiraz eden borçlu, talep üzerine alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilebilir.

Vadesi gelmemiş ticari alacak için hangi durumda ihtiyati haciz kararı alınabilir?

Vadesi gelmemiş alacak için ihtiyati haciz yalnız iki durumda istenebilir: borçlunun belirli bir yerleşim yeri yoksa ya da borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanıyor, kaçıyor ya da alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemler yapıyorsa. Bu şekilde konulan ihtiyati haciz, borcu yalnız o borçlu bakımından muaccel hâle getirir. Alacaklı kural olarak teminat göstermek zorundadır ve haczin uygulanmasından itibaren yedi gün içinde takip başlatmalı ya da dava açmalıdır; aksi hâlde ihtiyati haciz hükümsüz kalır.

Konkordato talep eden müşteriye karşı başlatılmış icra takipleri ve ihtiyati hacizler ne olur?

Geçici veya kesin mühlet kararıyla borçlu aleyhine kamu alacakları dâhil yeni takip yapılamaz, başlamış takipler durur, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararları uygulanmaz; yalnız işçi alacakları gibi birinci sıra imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir. Rehinli alacaklar için rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya sürdürülebilir, ancak muhafaza tedbiri alınamaz ve rehinli mal kural olarak satılamaz. Tasdik edilen proje aksini öngörmedikçe rehinsiz alacaklara kesin mühlet tarihinden itibaren faiz işlemez. Alacaklı, geçici mühletin ilanından itibaren yedi günlük kesin süre içinde mühlet şartlarının bulunmadığını delilleriyle ileri sürerek talebin reddini isteyebilir.

Borçlunun mallarını yakınlarına devretmesine karşı tasarrufun iptali davası hangi şartlarla açılabilir?

Davayı kural olarak elinde geçici veya kesin aciz belgesi ya da aciz belgesi hükmündeki haciz tutanağı bulunan alacaklı açabilir. Üçüncü derece dâhil kan ve kayın hısımları, eş ve ortak konutta yaşayanlarla yapılan devirler, gerçek değerine uygun bir karşılık ödendiği ispatlanmadıkça bağışlama sayılır ve aciz belgesinin düzenlendiği tarihten önceki bir yıl içinde yapılmışsa iptale tabidir. Alacaklılara zarar verme kastıyla yapılan devirlerde ise yakınların borçlunun durumunu bildiği varsayılır ve işlemden itibaren beş yıl içinde takip yapılmış olmalıdır. Dava hakkı, tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıl geçmekle düşer.

Çek veya senede dayalı takipte borçlu imzaya itiraz ederse takip durur mu?

Hayır; imzaya itiraz kural olarak takibi durdurmaz, yalnız satışın yapılmasını engeller. Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde imzanın kendisine ait olmadığını icra mahkemesine dilekçeyle bildirmelidir; mahkeme itirazı ciddi bulursa takibin geçici olarak durdurulmasına evrak üzerinden karar verebilir. İmzanın borçluya ait olmadığı anlaşılırsa itiraz kabul edilir ve takip durur; imza borçluya aitse ve takip durdurulmuşsa borçlu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata ve yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir. Süresinde itiraz edilmezse imza o takipte borçluya ait sayılır.

Haczedilen makine üçüncü kişiye aitse istihkak davasını kim ve ne zaman açmalı?

Davayı kimin açacağı, haczedilen malın kimin elinde bulunduğuna bağlıdır. Mal borçlunun elindeyse borçlu malik sayılır; üçüncü kişi hacizden haberdar olduğu tarihten itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmalı ve icra mahkemesinin takibin devamı veya ertelenmesi hakkındaki kararının tebliğinden itibaren yedi gün içinde dava açmalıdır. Mal üçüncü kişinin elindeyse icra müdürü alacaklıya dava açması için yedi gün süre verir; bu sürede dava açılmazsa üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Davacı malı nasıl edindiğini ispatlamak zorunda olduğundan kira veya satış sözleşmesi ve faturalar hazır tutulmalıdır.

Miran Legal, alacak tahsilinde takibin başlatılmasından paraların paylaştırılmasına kadar hangi işlemleri yürütüyor?

Alacaklılar adına ilamlı, ilamsız ve rehnin veya ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipleri başlatıyor, ihtiyati haciz işlemlerini yürütüyoruz. Takibin ardından haciz, satış ve paraların paylaştırılması aşamalarını izleyerek tahsilatı sağlıyor; gerektiğinde borç ödemeden aciz vesikası alıyor, itirazın iptali, istihkak, taahhüdü ihlal ve ihalenin feshi davalarını takip ediyoruz. Borçlu şirketler için menfi tespit ve istirdat davalarını, konkordato başvurularını ve mali durumun ıslahı ile yeniden yapılanma süreçlerini yürütüyoruz.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Bağlantılı yayınlar

Dosyanızı kısaca aktarın, uygun ekip aynı gün içinde dönüş yapsın.