Miran Legal
Rekabet Hukuku

Yerinde incelemede WhatsApp silme: Rekabet Kurulu cezası

Yazar: Miran Legal

İçindekiler

Rekabet Kurumunun karar organı olan Rekabet Kurulu, Kurum uzmanlarının şirket işyerinde yaptığı yerinde inceleme sırasında bir çalışanın iş amaçlı WhatsApp yazışmalarını silmesi nedeniyle şirkete verdiği cezanın gerekçesini yayımlamıştır. Kararda, çalışanın kendi telefonunu kullanmış olması şirketi sorumluluktan kurtarmamıştır. Bu sonuç, Kurum denetimine tabi her şirketin çalışanlarının inceleme anındaki davranışlarını doğrudan ilgilendirmektedir.

Değişen noktalar

Kurul, 17.07.2025 tarihli ve 25-26/630-M sayılı Kurul kararıyla Siirt ilindeki hazır beton üreticileri hakkında önaraştırma başlatmıştır. Önaraştırma, soruşturma açılmasına gerek olup olmadığını belirlemek için yürütülen ilk inceleme aşamasıdır. İddia, üreticilerin hazır beton satış fiyatını ve arz miktarını aralarında belirleyerek 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un rekabeti kısıtlayıcı anlaşmaları yasaklayan 4. maddesini ihlal edip etmediğine ilişkindir.

Bu kapsamda Kurum uzmanları 22.07.2025 tarihinde saat 10.03'te üreticilerden birinin işyerinde incelemeye başlamıştır. Uzmanlar, şirket yetkililerine bilgisayarlardan ve mobil cihazlardan hiçbir verinin silinmemesi gerektiğini ve aksi hâlde idari yaptırım uygulanacağını bildirmiştir. Yetkililerin işyerinde bulunmadığı beyan edilince ofis çalışanı da aynı konuda uyarılmıştır.

İncelemede bir çalışanın telefonundaki WhatsApp sohbetlerinin boş olduğu görülmüştür. Tespitlere göre çalışan, saat 10.36'da "Sohbeti Temizle" seçeneğiyle yazışmaları silmiş ve saat 10.37'de "Siirt Beton" adlı WhatsApp grubundan ayrılmıştır. Gruptan ayrılma, aynı gün başka bir üreticide eş zamanlı yapılan incelemede elde edilen bulguyla da doğrulanmıştır.

Kurul, 28.08.2025 tarihli ve 25-32/756-448 sayılı kararıyla silme ve gruptan ayrılma işlemlerini delil karartmaya yönelik eylem olarak nitelendirmiştir. Telefonların şahsi olması sonucu değiştirmemiştir; çünkü yazışma grupları şirket işlerine ilişkin konular içermektedir. Şirkete, 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca idari para cezası verilmiştir. İdari para cezası, bir kamu kurumunun mahkeme kararı aranmaksızın uyguladığı parasal yaptırımdır. Cezanın oranı, şirketin 2024 yılı gayri safi gelirinin, yani giderler düşülmeden önceki toplam gelirinin binde 5'idir. Bu tür rekabet kurallarının ihlalinde uygulanan yaptırımlar arasında yerinde incelemenin engellenmesi ayrı bir ihlal hâli olarak sayılmaktadır.

Kararda, Kurulun önceki kararlarında da inceleme başladıktan sonra veri silindiğinin ortaya konmasını yeterli saydığı hatırlatılmaktadır. Bu uygulamada silinen verinin içeriği ya da geri getirilip getirilmediği ayrıca araştırılmamaktadır. En yüksek idari yargı mercii olan Danıştay, bu yaklaşımı pek çok kez hukuka uygun bulmuştur. Karar oybirliğiyle alınmış olup gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava açılabilmektedir.

Etkilenen taraflar

Kararın en doğrudan sonucu, yerinde incelemeye konu olabilecek şirketler bakımından doğmaktadır. Ceza, çalışanın kendi telefonunda yaptığı işlem nedeniyle şirkete verilmiştir. Dolayısıyla şirketin sorumluluğu şirket bilgisayarları ve kurumsal hatlarla sınırlı kalmamaktadır. Ceza, ana rekabet ihlali iddiasından bağımsız olarak şirketin yıllık gayri safi geliri üzerinden hesaplanmaktadır. Türkiye rekabet hukuku uygulamasında bu durum, inceleme anındaki tek bir çalışan davranışının şirkete doğrudan mali sonuç doğurabileceğini göstermektedir.

Siirt'te faaliyet gösteren hazır beton üreticileri, önaraştırmanın konusu oldukları için ayrıca doğrudan etkilenmektedir. Karar, inşaat ve altyapı sektöründe üreticiler arasında kurulan mesajlaşma gruplarının Kurum incelemelerinde delil kaynağı olarak ele alındığını da ortaya koymaktadır.

Çalışanlar ve yöneticiler gerçek kişi olarak dolaylı biçimde etkilenmektedir. Kişisel telefonlarındaki iş amaçlı yazışma grupları incelemenin kapsamına girebilmektedir. İnceleme sırasında yapacakları silme veya gruptan ayrılma işlemleri işverenlerinin cezalandırılmasına yol açabilmektedir. Kararda çalışana ayrıca yaptırım uygulandığına dair bir hüküm yer almamaktadır. Şirket içinde hukuk ve uyum birimleri ile çalışan bilgilendirmesini yürüten insan kaynakları birimleri, inceleme anına ilişkin iç düzenden sorumlu oldukları ölçüde bu karardan etkilenmektedir.

Uygulamada gözden geçirilmesi önerilen konular

  • Kişisel telefonlardaki iş grupları: Kararda şahsi telefon savunması kabul görmemiştir; şirket içi cihaz ve veri politikalarının bu grupları kapsayıp kapsamadığı bu nedenle doğrudan risk unsurudur.
  • Sohbet temizleme ve gruptan ayrılma işlemleri: Kurul bu işlemleri de silme ile birlikte delil karartma saymıştır; yalnız "veri silme" ifadesiyle sınırlı iç talimatlar bu davranışları açıkça karşılamamaktadır.
  • İncelemenin başladığı an: Kararda yetkililer işyerinde hazır bulunmadığı hâlde incelemenin 10.03'te başlamış sayıldığı görülmektedir; yetkililerin gelişine kadar geçen sürede çalışanlara yapılacak bildirim bu açıdan ayrı bir başlık oluşturur.
  • Ofis çalışanlarının bilgilendirilmesi: Uzmanları ilk karşılayan kişi çoğu zaman yönetici değildir; iş yazışmalarına katılan tüm çalışanların inceleme anındaki yükümlülükleri bilmesi şirketin yaptırım riskini etkilemektedir.
  • Yerinde İncelemelerde Dijital Verilerin İncelenmesine İlişkin Kılavuz: Uzmanlar inceleme başında yetkilileri bu Kılavuz hakkında bilgilendirmiştir; Kılavuzun içeriği şirketin dijital verilere ilişkin inceleme protokolüne zemin hazırlamaktadır.
  • Dava açma süresi: Cezaya muhatap şirketler için 60 günlük süre gerekçeli kararın tebliğiyle işlemeye başlar.

Sık sorulan sorular

Türkiye'de faaliyet gösteren şirketler bu gelişme için ne yapmalı?

Şirketlere düşen somut adım, uzmanlar işyerine girdiği anda tüm cihazlarda silme, sohbet temizleme ve gruptan ayrılma işlemlerini durduran yazılı bir iç düzenin kurulmasıdır. Bu düzenin kişisel telefonlardaki iş gruplarını da kapsaması, Kurulun şahsi telefon ayrımını kabul etmemesinden kaynaklanmaktadır. Uzmanların taşıdığı yetki belgesinde incelemenin konusu ve amacı yazılı olduğundan bu belgenin hukuk birimine hemen iletilmesi de iç düzenin bir parçasını oluşturur.

Yerinde inceleme engellenirse Kurum incelemeyi nasıl sürdürür?

4054 sayılı Kanun'un 15. maddesine göre şirketler istenen bilgi, belge ve defterlerin suretlerini vermekle yükümlüdür. İncelemenin engellenmesi veya engellenme olasılığı bulunması hâlinde inceleme, sulh ceza hakiminin, yani bu tür koruma tedbirlerine karar veren ceza yargıcının kararıyla yapılmaktadır. Engelleme bu nedenle incelemeyi durdurmamakta, buna ek olarak ayrı bir idari para cezasına yol açmaktadır.

Ceza, fiyat belirleme iddiasının sonucuna bağlı mıdır?

Ceza, yerinde incelemenin engellenmesi ve zorlaştırılması nedeniyle 16. maddenin birinci fıkrasının (d) bendine dayanılarak verilmiştir. Kararda hazır beton fiyatının ve arz miktarının belirlendiği iddiasına ilişkin bir tespit bulunmamaktadır. Dolayısıyla önaraştırma sonunda ihlal bulunmasa dahi engelleme nedeniyle verilen ceza ayrıca varlığını sürdürmektedir.

Kaynak: Rekabet Kurulunun 28.08.2025 tarihli ve 25-32/756-448 sayılı kararı — https://www.rekabet.gov.tr/Karar?kararId=516a4d9a-9e31-4d9c-b908-a3fe154a9da7 (04.11.2026)

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir.

İlgili faaliyet alanları

Dosyanızı kısaca aktarın, uygun ekip aynı gün içinde dönüş yapsın.