21.11.2023

E-bülten, Güncel Yargı Kararları

  • Anayasa Mahkemesi Kararı: Ticaret Sicilinden Terkin Olunan Şirketin Yeniden Tescili Talebinde İtiraz Konusu Kuralların Anayasa’ya Aykırı Olması Sebebiyle İptali İstemine İlişkin 
  • Anayasa Mahkemesi Kararı: Vergi Usul Kanunu’nun 28/3/2013 Tarihli ve 6455 Sayılı Kanunu’nun 1. Maddesiyle Eklenen 153/A Maddesinin İptali İstemine İlişkin
  • Anayasa Mahkemesi Kararı: İşyerinde Hakim Kararı Olmaksızın Yerinde İncelenme Yapılmasının Kanuna Aykırılık Sebebi ile Konut Dokunulmazlığının İhlaline Sebebiyet Verdiği
  • Mağazalarda Alışveriş Sırasında İlgili Kişilere SMS ile Doğrulama Kodu Gönderilmesi Suretiyle Kişisel Verilerin İşlenmesi Hakkında Kişisel Verilerin Koruma Kurumu Duyurusu
  • Rekabet Kurumu’nun Kozmetik ve Kişisel Bakım Şirketlerinin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinin İhlali Hakkında Verdiği Karar

1- Anayasa Mahkemesi Kararı: Ticaret Sicilinden Terkin Olunan Şirketin Yeniden Tescili Talebinde İtiraz Konusu Kuralların Anayasa’ya Aykırı Olması Sebebiyle İptali İstemine İlişkin 
 
Anayasa Mahkemesi 2023/33 Esas, 2023/117 Karar 22/6/2023 tarihli kararında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 26/06/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38. maddesi ile birlikte eklenen geçici 7. maddenin 15. fıkrasındaki ikinci beşinci cümlelerin Anayasa’nın 2., 13., 35. ve 36. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek söz konusu maddedeki “..[s]ilinme tarihinden itibaren beş yıl içinde…” ibaresini Anayasa’ya aykırılık gerekçesi ile oybirliğiyle iptal etmiştir.
 
Anılan kararda iptal sebebi, Anayasa’nın 35. ve 40. maddelerine aykırılık olarak açıklanmıştır. Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7. maddesinin amacı kolaylaştırılmış tasfiye veya bazı durumlarda tasfiyesiz şekilde sicilden silinme durumunda yeniden tescilin kolaylaşması amacıyla var olduğu yorumlanmış tam da bu nedenle Anayasa Mahkemesi “..[k]olaylaştırma yolunun bu madde dolayısıyla işlevsiz hale geldiği…” gerekçesiyle maddenin bu cümlesinin iptaline karar vermiştir.
Resmi Gazete’de 15 Eylül 2023 tarihinde yayınlanmıştır.
 
2- Anayasa Mahkemesi Kararı: Vergi Usul Kanunu’nun 28/3/2013 Tarihli ve 6455 Sayılı Kanunu’nun 1. Maddesiyle Eklenen 153/A Maddesinin İptali İstemine İlişkin
 
Vergi Usul Kanunu’nun “teminat uygulaması” başlıklı 153/A maddesinin “Tahakkuk ettirilen teminat alacağı, … bu kişilerden 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsil edilir.” Bölümü Anayasa Mahkemesi nezdinde iptal incelemesine tabi tutulmuştur. Anayasa Mahkemesi tarafından verilen kararda tahakkuk ettirilen teminat alacağının 6183 sayılı Kanun uyarınca tahsili, mülkiyet hakkına aykırılık olarak yorumlanmıştır.  Mülkiyet hakkında yapılacak sınırlandırmalar Anayasa’da anıldığı üzere ancak kanunla yapılabilir. Ancak temel hakları sınırlayan kanunun şeklen var olması yeterli değildir, bu yasaların keyfiliğe izin vermeyecek halde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir olması gerekmektedir.  Bu kapsamda eklenen kurallarla anılan teminat miktarının ödenmemesi halinde bu teminatın teminat alacağı olarak belirlenmesine ve belirlenen alacağın 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsili istense de bu külfetin mükelleflere ağır bir külfet yüklemesi için gerekli ve yeterli güvenceler bulunmadığına karar verildiğinden mülkiyet hakkına gelen ölçüsüz sınırlandırma ile işbu maddenin söz edilen kısmı Anayasa’nın 13.ve 35. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
Resmi Gazete’de 20 Temmuz 2023 tarihinde yayınlanmıştır.
 
3- Anayasa Mahkemesi Kararı: İşyerinde Hakim Kararı Olmaksızın Yerinde İncelenme Yapılmasının Kanuna Aykırılık Sebebi ile Konut Dokunulmazlığının İhlaline Sebebiyet Verdiği
 
Anayasa Mahkemesi’nin 2019/40991 başvuru numaralı, 23/3/2023 tarihli kararında, işyerinde yapılan incelemenin kanuna aykırı olması nedeniyle konut dokunulmazlığı hakkının ihlali iddiası, rekabeti kısıtlayıcı davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle uygulanan idari para cezası nedeniyle mülkiyet hakkının ihlali iddiasında bulunulması, cezanın miktarının belirlenmesinde diğer müteşebbislerin ihracat cirolarının dikkate alınmaması ve sadece başvurucunun ihracat cirolarının hesaba katılması nedeniyle mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak ayrımcılık yasağının ihlali iddiası, aynı fiilin ikinci kez soruşturulması nedeniyle yeniden yargılanmama ve cezalandırılmama ilkesinin ihlali iddiası, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddiası, yargılama devam ederken yürürlüğe giren kanunla karar düzeltme aşamasının kaldırılması nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlali iddiası ile Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuru incelenmiştir. İncelenen başvuruda hâkim kararı olmaksızın yerinde inceleme yapılması nedeniyle konut dokunulmazlığı hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir. İhlalin 4054 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinde yer verilen yerinde inceleme yetkisinin Anayasa'nın 21. maddesinin birinci fıkrasındaki güvencelere uygun olarak düzenlenmemesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Resmi Gazete’de 20 Haziran 2023 tarihinde yayınlanmıştır.
 
4- Mağazalarda Alışveriş Sırasında İlgili Kişilere SMS ile Doğrulama Kodu Gönderilmesi Suretiyle Kişisel Verilerin İşlenmesi Hakkında Kişisel Verilerin Koruma Kurumu Duyurusu
 
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 5. maddesinde işlenme şartları düzenlenmiştir. Bu kapsamda kişilerin açık rızası olmaksızın verilerin işlenemeyeceği anlatılmıştır. Kanun’un devamında açık rıza kavramı açıklanmıştır. Kişisel Verileri Koruma Kurulu, işbu SMS’ler hakkında dört önemli başlıkta açıklama yapmıştır. Bunlardan ilki aydınlatma ve izinlerin kapsamıdır. Mağaza kasasında yapılan alışveriş işlemleri sırasında müşterilere gönderilen SMS’lerin amacı ve içeriği hakkında açık ve anlaşılır bilgilendirme yapılması gerekmektedir. SMS içeriklerinde, veri sorumlusunun yetkilendirdiği kişiler tarafından sağlanan bilgilendirme kanallarının bulunması önemlidir. İkinci ana başlık ödeme işlemleri ve onay hakkındadır. Ödeme işlemleri sırasında müşterilere SMS ile doğrulama kodu gönderilerek üyelik sözleşmenin onaylanması gibi farklı işlemlerin tek bir eylemle gerçekleştirilmesine son verilmesi önerilmektedir. Ayrı ayrı açık rıza alınması gereken işlemler için müşterilere seçenek sunularak açık rıza alınması teşvik edilmektedir. Ticari Elektronik İleti ve Açık Rıza kapsamında ise ticari elektronik ileti gönderimi için açık rıza alınması durumunda, alınacak rızanın Kanun tarafından belirlenen tüm unsurları kapsamasına özen göstermek gerekmektedir.  Ticari ileti gönderimi için açık rıza alınmasının, alışverişin tamamlanabilmesi için zorunlu bir unsur olarak sunulmaması gerekmektedir. Ayrıca ticari elektronik ileti izni için açık rızanın, alışverişin tamamlanmasından sonra talep edilmesi önerilmektedir. Böylece, açık rızanın alışverişin bir parçası gibi algılanması engellenmiş olacaktır. Bu karar müşteri bilgilerinin kullanımıyla ilgili işlemlerde şeffaflık, bilgilendirme ve müşteri onayı gibi konularda uyulması gereken prensipleri vurgulamaktadır.
 
 
5-Rekabet Kurumu’nun Kozmetik ve Kişisel Bakım Şirketlerinin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinin İhlali Hakkında Verdiği Karar
 
Rekabet Kurumu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şirketlerin, yeniden satış fiyatlarının tespiti, internet satışlarını kısıtlamak ve topla-dağıt karteline katılma iddiaları nedeniyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinin ihlal koşullarının oluşup oluşmadığı incelendi.
 
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesi şu şekildedir: Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır. Bu haller, özellikle şunlardır: a) Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi, b) Mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü, c) Mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya bunların piyasa dışında belirlenmesi, d) Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi, e) Münhasır bayilik hariç olmak üzere, eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması, f) Anlaşmanın niteliği veya ticari teamüllere aykırı olarak, bir mal veya hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin satın alınmasının zorunlu kılınması veya aracı teşebbüs durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın ya da hizmetin diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da arz edilen bir mal veya hizmetin tekrar arzına ilişkin şartların ileri sürülmesi,
Bir anlaşmanın varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat değişmelerinin veya arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarına karine teşkil eder. Ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla taraflardan her biri uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir.”
 
Rekabet Kurumu söz konusu şirketler hakkında idari para cezası verilmesi kararına vardı.