15.05.2024

1 Mayıs 2024 Tarihli E-Bülten Güncel Yargı Kararları

  • HUKUK MESLEKLERİNE GİRİŞ SINAVI VE İDARİ YARGI ÖN SINAVINA İLİŞKİN YÖNETMELİK YAYIMLANDI
  • TÜRK TİCARET KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YENİ YASA TASARISI SUNULDU
  •  CEZA İNFAZ KURUMUNDAKİ BİREYLERİN İFADE ÖZGÜRLÜKLERİNE İLİŞKİN ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
  •  REKABET KURULUNDAN METAYA PARA CEZASI
  • TRAFİK CEZASININ İPTALİNE İLİŞKİN KARAR
  • KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KURUMU’NDAN KVKK İHLAL BİLDİRİMİ 
HUKUK MESLEKLERİNE GİRİŞ SINAVI VE İDARİ YARGI ÖN SINAVINA İLİŞKİN YÖNETMELİK YAYIMLANDI

Adalet Bakanlığı tarafından, hukuk fakültelerinden mezun olanların nitelik, bilgi ve becerilerinin değerlendirilmeye tabi tutulduğu bir önkoşul sınavı olarak getirilen Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’na ilişkin yönetmelik 08.05.2024 tarihli 3254o sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Yönetmelik ile sınavın yapılma şekline ilişkin usul ve esaslar ile birlikte sınava ilişkin diğer hususular belirlenmiştir.

Hukuk mesleklerine giriş sınavı ve idari yargı ön sınavı, 24.10.2019 tarihinden sonra yükseköğretim kurumlarına kayıt yaptıranlardan 31.03.2024 tarihinden sonra mezun olan hakkında uygulanacaktır.

Yönetmeliğin 5. maddesi ile sınava girme şartları belirlenmiştir. Söz konusu maddeye göre; 

-Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavına, hukuk fakültesinden mezun olanlar ile yabancı bir hukuk fakültesini bitirip de Türkiye’deki hukuk fakülteleri programlarına göre eksik kalan derslerden sınava girip başarılı olmak suretiyle denklik belgesi almış bulunanlar,

-İdari Yargı Ön Sınavına, hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat ve maliye alanlarında en az dört yıllık yükseköğrenim yapmış veya bunlara denkliği kabul edilmiş yabancı öğretim kurumlarından mezun olanlar, 

girmeye hak kazanacaktır.

6. madde ise sınavın yapılma zamanına ilişkindir. Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı nisan ve eylül aylarında olacak şekilde yılda iki defa; İdari Yargı Ön Sınavı ise eylül ayında olacak şekilde yılda bir defa protokol uyarınca ÖSYM tarafından yapılacağı belirlenmiştir. 

Sınav test şeklinde olup çoktan seçmeli en az yüz sorudan oluşacaktır. Sınavda sorumlu olunan konu başlıkları ve karşılığı olan puanlar aşağıda sayılmıştır.

-Anayasa Hukuku 6 puan,

-Anayasa Yargısı 2 puan,

-İdare Hukuku 6 puan,

-İdari Yargılama Usulü 4 puan,

-Medeni Hukuk 12 puan,

-Borçlar Hukuku 10 puan,

-Ticaret Hukuku 10 puan,

-Hukuk Yargılama Usulü 8 puan,

-İcra ve İflas Hukuku 6 puan,

-Ceza Hukuku 8 puan,

-Ceza Yargılama Usulü 6 puan,

-İş Hukuku 6 puan,

-Vergi Hukuku 4 puan,

-Vergi Usul Hukuku 2 puan,

-Avukatlık Hukuku 4 puan,

-Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi 4 puan,

-Türk Hukuk Tarihi 2 puan,

İdari Yargı Ön Sınavında;

-Anayasa Hukuku 8 puan,

-Anayasa Yargısı 2 puan,

-İdare Hukuku 10 puan,

-Türk İdari Teşkilatı 6 puan,

-İdari Yargılama Usulü 8 puan,

-Medeni Hukuk 8 puan,

-Borçlar Hukuku (Genel Hükümler) 8 puan,

-Ticari İşletme ve Şirketler Hukuku 4 puan,

-Hukuk Yargılama Usulü 6 puan,

-Ceza Hukuku (Genel Hükümler) 4 puan,

-Ceza Yargılama Usulü 4 puan,

-Vergi Hukuku 10 puan,

-Vergi Usul Hukuku 4 puan,

-Maliye ve Ekonomi 10 puan,

-İmar ve Çevre Hukuku 4 puan,

-Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi 4 puan

Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ve İdari Yargı Ön Sınavı için de yüz üzerinden yetmiş puan alanlar başarılı sayılacaktır. Aranan şartları taşımadıkları halde sınavlara girdiği tespit edilen kişilerin, yeterli puan alsalar bile aradan geçen süreye bakılmaksızın sınavları geçersiz sayılacağı da yönetmelikte ayrıca düzenlenmiştir.

Yönetmelik yayımlandığı tarih olan 08.05.2024 tarihinde yürürlüğe girecektir.

 

TÜRK TİCARET KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YENİ YASA TASARISI SUNULDU

Gelir İdaresi Başkanlığı tarafınca düzenlenen 06.05.2024 tarihli 2024/49 sayılı vergi sirkülerinde Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin TBMM’ye sunulduğu bildirilmiştir. Söz konusu yasa tasarısı 03.05.2024 tarihinde Meclis’e sunulmuştur. Kanun teklifinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda bazı değişikliklerin yapılması öngörülmüştür.

25.11.2023 tarihli ve 32380 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7887 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile anonim ve limited şirketlerin asgari sermaye tutarları, 01.01.2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere;

-Anonim şirketler için 50.000 TL’den 250.000 TL'ye,

-Kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş bulunan halka açık olmayan anonim şirketler için 100.000 TL’den 500.000 TL'ye

 -Limited şirketler için 10.000 TL’den 50.000 TL'ye yükseltilmiştir.

Bununla birlikte, sermayeleri güncellenen tutarların altında bulunan mevcut şirketler bakımından ise herhangi bir sermaye artırım zorunluluğu getirilmemiştir. Kanun teklifi ile 01.01.2024 tarihinden önce ticaret siciline tescil edilmiş olan ve sermayeleri yeni en az sermaye tutarının altında kalan anonim ve limited şirketlerin 31.12.2026 tarihine kadar yeni sermaye tutarlarına intibakının sağlanması ve intibakı sağlanamaz ise kendiliğinden ortadan kalkacağı öngörülmektedir.

Sermayeleri en az sermaye tutarının altında olan anonim ve limited şirketler, 31/12/2026 tarihine kadar sermayelerini yeni sermaye tutarlarına yükseltmeleri gerekecektir. Bu intibakı sağlamayan şirketler infisah etmiş sayılacak ve Kanunda öngörülen tasfiye sürecini başlatarak ticaret sicili kaydının terkinini sağlamaları gerekecektir.

Kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş bulunan halka açık olmayan anonim şirketlerin 31/12/2026 tarihine kadar başlangıç sermayeleri ile çıkarılmış sermayelerine ilişkin intibakı sağlamaları gerekecektir. Bununla birlikte, bu şirketlerde intibak hususunda belirsizliklerin ve mağduriyetlerin yaşanmaması için düzenlemede ilave bir tedbir öngörülmektedir.Örneğin, başlangıç sermayesi 300.000 Türk Lirası, çıkarılmış sermayesi ise 1.000.000 Türk Lirası olan kayıtlı sermaye sistemini benimsemiş olan bir şirket, başlangıç sermayesi 500.000 Türk Lirasından az olduğu için infisah durumuyla karşılaşmayacak, bu ve benzeri durumda bulunan şirketler intibakı sağlamadıkları takdirde çıkarılmış sermayeleri 250.000 Türk Lirası ve üzerinde olduğu müddetçe kayıtlı sermaye sisteminden çıkmış sayılacaktır. Çıkarılmış sermayesi en az 250.000 Türk Lirası olan kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş bulunan halka açık olmayan anonim şirketler ise başlangıç sermayeleri ile çıkarılmış sermayelerini anılan tarihe kadar 500.000 Türk Lirasına yükseltmedikleri takdirde, bu sistemden çıkmış sayılacaktır. 

Sermayenin 332 ve 580 inci maddelerde öngörülen tutarlara yükseltilmesi için yapılacak genel kurullarda toplantı nisabı aranmayacak, kararlar toplantıda mevcut oyların çoğunluğu ile alınacak ve bu kararlar aleyhine imtiyaz kullanılmayacaktır. 

Ticaret Bakanlığı 31.12.2026 olarak belirlenen intibak süresini birer yıl olarak en fazla iki defa uzatılabilecektir.

Yine aynı kanun teklifi ile yönetim kurulu ve başkan vekilinin, her yıl belirlenme zorunluluğu ortadan kaldırılmıştır. Diğer yönetim kurulu üyeleri gibi üç yılı aşmayacak görev süresine uyumlu olarak seçilebilmesine imkan tanınması; şirketin üst düzey yöneticileri dışında kalan kişilerin atanma ve görevden alınmasına ilişkin yönetim kurulunun devredilemez görev ve yetkileri kapsamından çıkarılması, yönetim kurulunca yapılan toplantı istemlerinde, yönetim kurulu başkanına yönetim kurulunu toplantıya çağırma yükümlülüğü getirilmesi öngörülmüştür.

Yukarıda açıklananlar henüz tasarı aşamasında olup yürürlüğe girmemiştir.

 
CEZA İNFAZ KURUMUNDAKİ BİREYLERİN İFADE ÖZGÜRLÜKLERİNE İLİŞKİN ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Anayasa Mahkemesi’ne yapılan 2022/66987 başvuru sayılı, 21.12.2023 karar tarihli bireysel başvurusunun konusu; ceza infaz kurumlarında tutuklu ya da hükümlü olarak bulunanlara gelen kitapların teslim edilmemesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasıdır.

Somut olayda başvurucular, belirli ceza infaz kurumlarında terör suçlarından tutuklu ya da hükümlü bulunmaktadır. Başvuruculara posta yoluyla gelen bazı kitapların Ceza İnfaz Kurumu Eğitim Kurullarının aldığı kararlar uyarınca teslim edilemediği bildirilmiştir. Başvuruculara teslim edilmeyen kitaplar hakkında mahkemelerce verilmiş bir satış yasağı, toplatma ya da elkoyma kararı bulunmamaktadır.

Ceza İnfaz Kurumu Eğitim Kurullarınca verilen kararda; ilgili yayınlarda terör örgütlerinin propagandasını yapan açıklamalara, kamu kuruluşlarını aşağılayıcı ve küçük düşürücü ifadelere, devlet büyüklerini ve ülke güvenliği için çalışan kurumları yıpratmaya yönelik yazı, haber ve yorumlara yer verildiği bildirilmiştir. Bununla birlikte, infaz kurumlarının krokisi ve suçların övüldüğü, grevlerin açıklandığı ve yasaklı yayınlardan alıntıların olduğunu da eklemişlerdir. Yapılan tespitler sonrasında kurumların güvenliği ile mahpusun ıslahı amaçlarının gerçekleştirilmesine engel olacağı gerekçe olarak sunulmuştur. 

Bunun üzerine başvurucular öncelikle karara karşı infaz hakimliklerine şikayette bulunmuş ancak bunlar reddedilmiştir. İtirazlara karşı ise ağır ceza mahkemelerine yapılan itiraz benzer gerekçelerle reddedilmiştir. Son olarak başvurucular Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunmuştur.

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Süreli ve süresiz yayınlardan yararlanma hakkı” başlıklı 62. maddesi “(1) Hükümlü, mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahiptir.(2) Resmî kurumlar, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler tarafından çıkartılan gazete, kitap ve basılı yayınlar, hükümlülere ücretsiz olarak ve serbestçe verilir. Eğitim ve öğretimine devam eden hükümlülerin ders kitapları denetime tâbi tutulamaz. (3) Kurum güvenliğini tehlikeye düşüren veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayın hükümlüye verilmez.” şeklinde düzenlenmiştir. 

Anayasa Mahkemesi’nin ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddia yönünden yaptığı değerlendirmede, daha önce vermiş olduğu kararlarda hükümlü ve tutuklulara kargo yoluyla gelen, ziyaretçilerin getirdiği veya hükümlü ve tutukluların kendi satın aldıkları süreli veya süresiz yayınların infaz kurumuna kabul edilmesini ifade özgürlüğü kapsamında gördüğünü belirtmiştir.

Anayasa’nın 26. maddesi “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet Resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.” şeklinde düzenlenmiştir.

Mahkeme, açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden bulunmadığı anlaşıldığına bunun sonucunda ise başvurucuların ifade özgürlüğünün ihlalinin gerçekleştirildiğine yönelik iddialarının kabulüne karar vermiştir. Ceza İnfaz Kurumu idarelerinin ve derece mahkemelerinin söz konusu yayınların başvuruculara teslim edilememesine ilişkin kararlarında Anayasa Mahkemesi’nce öngörülen kriterleri karşılamayan değerlendirmeler yapıldığı tespit edilmiştir. Söz konusu kararlarda ilgili yayınlarda sakıncalı bulunan kısımların belirtilmediği, bu kısımların somut bağlantılarla değerlendirilmesi yerine somut değerlendirilmeler ile yetinildiği belirtilmiştir.

Anayasa mahkemesi vermiş olduğu karar ile; Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabulüne, kararın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemelerine gönderilmesine ve başvuruculara manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir.


REKABET KURULUNDAN METAYA PARA CEZASI

Rekabet Kurulu 2021 yılında META Platforms Inc. hakkkında Facebook, Instagram ve Whatsapp hizmetlerinden toplanan verileriler ile 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesinde düzenlenen hakim durumu kötüye kullanmak şüphesine ilişkin soruşturma yürütmüştü.  Yapılan soruşturma sonucunda Rekabet Kurulu inceleme sonucunda 12 Aralık 2023 tarihinden başlamak üzere META’ya, söz konusu yükümlülükleri yerine getirene kadar her gün için 2022 yılı gayri safi gelirleri üzerinden 4.796.152,96 TL idari para cezasına hükmedilmişti. 

Akabinde ise Rekabet Kurulu’nun veri birleştirme davranışının engellenmesi için verilen geçici tedbir kararı üzerine Threads yaptığı bildirim ile kullanıcılarına Türkiye’de geçici olarak kapatılacağını duyurmuştu. 

Yukarıda açıklanan gelişmeler üzerine Rekabet Kurulu 07.05.2024 tarihinde Türkiye’de kapanan Meta’nın sosyal medya platformu olan Threadsa yönelik 335.730.707,20 Türk Lirası para cezası verilmiştir.

Rekabet Kurulu verdiği kararda, kapsamlı ve detaylı veri birikimine sahip olan Meta’ya veri birleştirme davranışının engellenmesi için geçici tedbir kararı alındığı ve bu kararın gereği yerine getirilinceye kadar her gün için 4.796.152,96 Türk Lirasına tekabül eden günlük idari para cezası uygulanmasına karar verilmesi ve ardından Meta’nın çözüm önerisi bulmayarak uygulaması olan Threads’ı kapatması ile geçici tedbir kararındaki yükümlülüklerin konusuz kaldığını belirtmiştir. Konusuz kalması nedeniyle günlük idari para cezası sonlandırılmıştır. Kurum, 20.02.2024 tarihinde başlayan 29.04.2024 tarihinde sona eren yetmiş gün için toplam 335.730.707,20 Türk Lirası para cezasına hükmetmiştir

TRAFİK CEZASININ İPTALİNE İLİŞKİN KARAR

İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği’nin 2023/1812 değişik iş sayılı 05.04.2023 tarihli kararı İstanbul Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’nce verilen idari para cezasına ilişkindir. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nün karşı taraf olduğu söz konusu kararda idari para cezasına itiraz edilmiştir. Fahri trafik müfettişi tarafından yapılan tespitin dellillendirilmesi ilgili kurumdan istenmesine rağmen ceza tutanağını düzenleyen kurum tarafından itiraz konusu kabahat oluşturan eylemin gerçekleştirildiğine dair hiçbir delilin bildirilmediği görülmüştür.

Şahısların, suç ve kabahat oluşturan eylemlerinin karşılığında kanuni dayanağı bulunması halinde yaptırım olarak hapis cezası, adli para cezası, idari para cezası ve sair yaptırımlar uygulanmaktadır. Bu yaptırımların uygulanması için ise bireylerin eylemlerinin sabit ve ispat edilmiş olması gerekmektedir.

Nitekim Anayasa Mahkemesi de bu hususu, Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanmasıyla ilgili yapılan 2014/52 esas, 2014/139 sayılı bireysel başvurusunda “Anayasa ve ceza hukukunun temel kuralları uyarınca, kişilere ceza verilebilmesi için aranan koşullardan biri hukuka aykırı eylemin kanunda belirtilmiş olmasını, diğeri de bu eylemin o kişi tarafından gerçekleştirilmiş olduğunun kanıtlanması gerekmektedir.” şeklinde belirmiştir.

Açıklanan tüm bu nedenler neticesinde İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği, itiraz edenin trafik para cezası karar tutanağına konu eylemin gerçekleştirildiğini itiraz dilekçesindeki hususların aksini gösterir bir delil dahi idare tarafından sunulmadığından idari para cezasının kaldırılmasına kararını vermiştir.

 
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KURUMU’NDAN KVKK İHLAL BİLDİRİMİ 

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanun’unun 12. madde 5.fıkrası “İşlenen kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi hâlinde, veri sorumlusu bu durumu en kısa sürede ilgilisine ve Kurula bildirir. Kurul, gerekmesi hâlinde bu durumu, kendi internet sitesinde ya da uygun göreceği başka bir yöntemle ilan edebilir.”

Veri sorumlusu sıfatını haiz Alexion İlaç Ticaret Limited Şirketi tarafından Kurula iletilen veri ihlal bildiriminde özetle;

-İhlal 13.02.2024 – 21.02.2024 tarihleri arasında gerçekleştiği,

-Veri sorumlusu şirketin klinik araştırmalar için hizmet aldığı veri işleyen firmanın sistemlerine siber saldırı düzenlendiği,

-Veri işleyenin sFTP sunucusunda tutulan verilerin yetkisiz kişi/kişiler tarafından dışarı sızdırıldığının tespit edildiği, 

-İhlalden etkilenen ilgili kişi gruplarının; sorumlu araştırmacılar (SMM), araştırma merkezi personeli, araştırma çalışması için görevlendirilen kişiler ile klinik araştırma katılımcıları/gönüllüleri (denek) olduğu,

-İhlalden, 150’si klinik araştırma katılımcısı/gönüllüsü olmak üzere toplam 607 kişinin etkilendiği,

-İhlalden etkilenen kişisel verilerin;

Klinik araştırmaya katılan katılımcılar/gönüllüler için (tamamı “pseudonym (takma adlaştırılarak/kodlanarak)” olmak üzere); katılımcı kimliği (anahtar kodlu tanımlayıcı), çalışma adı, durum, açık rıza tarihi, ekran arıza tarihi, rastgele tarih, kol/kohort/startifikasyon, ilk doz tarihi, güncel doz tarihi, son doz tarihi, en son ziyaret tarihi, yeniden tarama sayısı, önceki katılımcı kimliği, yaş, cinsiyet, ırk, etnik köken, rastgeleleştirilmiş dönem sonu, tedavinin durdurulma nedeni, tedavinin durdurulduğu tarih, çalışmanın durdurulma nedeni, çalışmanın durdurulduğu tarih, tamamlanan çalışma, çalışmanın tamamlanma tarihi, ölüm tarihi, SDVTier, katılımcı kimliği, doğum yılı, laboratuvar sonuçları, aralık içerisinde değeri (with in range), laboratuvar tarihi, kullanılan ilaçlar, tıbbi geçmiş bilgileri olduğu,

-Sorumlu araştırmacılar, araştırma merkezi personeli, araştırma çalışması için görevlendirilen kişiler için; saha personeli bilgileri, UserOID, giriş adı, ekran adı, tam ad, kullanıcı rolü, ülke, kurumsal iletişim bilgileri (adres, e-posta, faks, telefon, lisans numarası) olduğu

bilgilerine yer verilmiştir.

Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun kendi sitesinden ilan edilen ihlale ilişkin incelemelerin devam ettiği belirtilmiştir. İhlalde ilaç şirketinin, etkilenen kişilerin sağlık özgeçmişine ilişkin önemli verileri ele geçirdiğine dikkat çekilmiştir.